Yabancılaşma nedir?

0 oy
16 gösterim
2 Ocak Sosyal Bilimler kategorisinde NedirKimdir (699,500 puan) sordu

Yabancılaşma nedir?

Yabancılaşma teriminin tarihsel süreç içinde yüklenen anlamlarına değinmek yerinde olacaktır. 

Yabancılaşma konusunu kapsamlı olarak ilk kez ele alan düşünürlerden biri olan Hegel'e göre yabancılaşma; “bütün’ün bir gelişim süreci içinde somut bir tarzda belirlenmesinde zorunlu olan ve genel anlamda tüm yaşam hareketine biçim veren bir uğrak (moment)tır". 

Hegel, insani etkinliklerin, insanın yaşadığı çevre ve içinde bulunduğu koşullar arasında var olan uyumsuzluğu, yabancılaşmanın temel gerekçesi olarak değerlendirmektedir. 

Yabancılaşma, yaşam döngüsü içinde, toplumsal olanla bireysel olan arasındaki denge kurma uğraşısı olarak kaçınılmaz olabilmektedir.

Hegel, insanın varlık yapısının özünü, kendisinden uzaklaşarak kavrayabileceğini söylerken, Marx bu ifadeyi biraz daha genişleterek, “insanın özünün gerçek temeli, her bireyin, her kuşağın kendinden önce bulduğu üretim güçlerinin, sermayelerinin ve sosyal ilişki formlarının toplamıdır” demektedir.

“Marx'a göre insanlık tarihi, insan varlığının giderek gelişmesi, ama aynı zamanda giderek yabancılaşması anlamına gelmektedir”. 

Toplumsal ilerleme aşamaları gerçekleştikçe, ilkel toplum yapısında yaşamını idame ettirmek için her türlü materyale kendi olanakları çerçevesinde sahip olan insan, bu özelliğini yitirerek "başkalarının oluşturduğu uzmanlaşmış topluluklara katılır ve adeta üretimin bir aracı olur”. 

Bu durum, yabancılaşmayı doğuran önemli bir etkendir.

Marx'a göre “yabancılaşmanın ölçeği büyüdüğü oranda, insanın dış dünya ile kurduğu ilişki giderek daha yüksek bir düzeyde ondan yararlanma amacına yönelik olmaktadır”.

Çağdaş toplumlardaki yabancılaşma olgusuyla ilgilenen diğer bir araştırmacı olan Erich Fromm ise, yabancılaşmayı, insanlar arasındaki ilişkinin “şeyler” arasındaki ilişkiye dönüşmesi temelinde incelemektedir. Fromm'a göre, çağdaş toplumsal yapı içinde, bireyin merkeze aldığı tutum ve davranışlar “toplumsal olma” koşuluyla sınırlanmaktadır: 

Fromm'a göre toplumsal benliğin, bireysel benliğe olan üstünlüğü, çağdaş toplumsal düzenlemelerde insani ilişkilerin de giderek ölçüsü olmaktadır. Çünkü gerek üretim-tüketim ilişkileri, gerekse çağdaş toplumsal düzenlemelerin bireye yüklediği roller sonucunda bireyler kendilerini, “kendileri olarak” değil, toplumsal rollerine ve etkinlik alanlarına göre tanımlar olmuşlardır. Diğer yandan, tüketici kimliği olarak konumlandırılan bir tür “üst kimlik” sıfatıyla yaşamak zorunda olan insanlar, kendilerini “bir büyük çarkın küçük bir dişlisi olmak” duygusundan bir türlü kurtaramamaktadırlar.

Geçmişte ya da şimdi “yabancılaşma” kavramına yüklenen anlamlar, mevcut toplumsal koşullardan bağımsız değildir. Bu koşullar zamanla bir değişim içinde olduğuna göre, yabancılaşma da bu değişimle birlikte doğal olarak yeni anlamlar kazanmıştır. 

Ancak günümüze baktığımızda “yabancılaşma” sözcüğünden genel olarak "insanın toplumuyla, çevresiyle, dünyayla ilişkilerinin olumsuzluğu" anlaşılmaktadır.

Görüldüğü gibi yabancılaşma, özellikle endüstri devriminden sonra pek çok düşünür ve araştırmacının ilgi alanı içine girmiştir. 

Endüstri devrimi, toplumsal yapının yeniden organize olması anlamında, insanlık tarihinin önemli dönemeçlerinden biri olarak, insanların bireysel gereksinimlerini karşılamak için gündelik yaşamlarını düzenleme alışkanlıklarına son verip, başkalarının gereksinimleri için çalışmalarını, yeni toplumsal sistemin inşasında temel parametre almış ve böylece yeni toplumsal form yavaş yavaş belirmeye başlamıştır. 

Yabancılaşmanın Marx, Hegel ve Fromm'daki karşılıklarına bakıldığında; Hegel, yabancılaşmayı, toplumsal olanla bireysel olan arasında bir denge kurma uğraşı olarak değerlendirmektedir. 

Marx'a göre yabancılaşma, üretim-tüketim ilişkileri ölçeğinde temel olarak bireyin dış dünyadan yararlanma amacı oranında belirginleşmektedir. 

Fromm ise, yabancılaşmayı insanlar arasındaki ilişkinin “şeyler” arasındaki ilişkiye dönüşmesi temelinde incelemektedir. 

Görüldüğü gibi her üç düşünür de, yabancılaşmadan söz ederken, bireyin toplumsallaşması sürecinde, bir zorunluluk ilişkisi geliştirmektedir.

İlgili sorular

0 oy
109 gösterim
0 oy
51 gösterim
+1 oy
63 gösterim
0 oy
15 gösterim
+1 oy
63 gösterim
0 oy
10 gösterim
13 Kasım 2016 Sosyal Bilimler kategorisinde NedirKimdir (699,500 puan) sordu
0 oy
130 gösterim
0 oy
70 gösterim
0 oy
89 gösterim

...