Enformel- marjinal sektör nedir?-2

0 oy
207 gösterim
29 Aralık 2016 Ekonomi-Ticaret kategorisinde NedirKimdir (699,500 puan) sordu

Enformel- marjinal sektör nedir?-2

British Sociological Association (BSA)’a ait çalışma gruplarından birisi, enformel sektör faaliyetlerinin tek düze olarak algılanmaması gerektiğini, bu kesim içinde de istihdam biçimlerinin farklılaştığını ve çeşitlenmiş olduğunu dile getirmektedir. Enformel sektörle ilgili iş kollarının ticaret, küçük imalat ve hizmet alanlarında faaliyet göstermesi söz konusudur. Sermayenin yetersiz olması durumunda ise faaliyet; küçük çaplı satış ve tamirle sınırlı kalabilmektedir.

Merkezi yönetim ve yerel yönetimler, enformel sektör alanında aktif olanların faaliyetlerine son verme gibi bir niyet içinde olmaktan çok, bu kesimden nasıl vergi alınabileceğinin hesabını yapmaktadır. Öyle ki, yaş sebze ve meyvede, seyyar satıcılık / işportacılık ve korsan kamyonlarla yapılan satışların ortadan kaldırılması durumunda, Türkiye’de, bu alanda devlete ödenen verginin %75 oranında artacağı dile getirilmektedir.

Enformel sektör işletmelerinin ortak özelliği; yüksek ücretten yoksun olması, yüksek beceri istememesi, modern teknoloji gerektirmemesi, sendikalaşmaması ve sosyal güvencesi olmamasıdır.

Son dönemlerde, enformel kesimde faaliyet gösterenler, birtakım örgütler (odalar) oluşturmak suretiyle haklarını koruma yoluna gidebilmektedirler.
Marjinal sektörde çalışanların sayısı, –kente göçen ve artık toprağa bağlı olmayan insanların giderek artan sayıları oranında– inanılmaz bir artış kaydetmiştir. Aslında marjinal sektör, satın alma gücü son derece düşük olan bu kitleye hizmet vermektedir. Bu grup içinde, ne uzmanlaşma ne örgütlenme mevcuttur. 

Kural gereği belediyeden bir satış izni almaları gerekiyorsa da, ne kadarının bu belgeye sahip olduğu bilinmemektedir. Marjinal sektörle ilgili, belediyedeki kayıtlar son derece düzensizdir. Yıllar içinde, kayıtlı marjinal sektör üyelerinden bazıları yerlerini, bazıları sattıkları ürünü değiştirmiş; bazıları kenti terk etmiş; bazılarıysa otoritelere haber vermeden kapıcı ya da fabrika isçisi olmuştur. Tüm seyyar gazete ya da sebze ve meyve satıcılarının nerede ve ne zaman çalıştıklarını belirlemek olanaksızdır.

Türkiye üzerine yapılan birçok araştırmada, kentteki formel iş piyasasının göç edenleri “emebilme”sinin olanaksız olduğu ve göçmenlerin iş sahibi olabilmelerinde, enformel ilişki kanallarını (akrabalık, hemşerilik vs.) kullanmak suretiyle, enformel iş piyasasına girdikleri tespit edilmiştir. Nitekim Taşdelen (1990: 259)’in araştırmasında, örneklem grubunun tamamının (%97.8’i aynı işi yapan köylülerle, %2.2’si farklı işi yapan köylülerle), hem göçün ilk zamanlarında ve hem de göçten sonra birlikte oldukları ortaya çıkmaktadır. 

Araştırmacı, bunu, şehirle bütünleşme ve problemlerin kolayca giderilmesi açısından olumlu bulmaktadır.

Marjinal sektöre girmenin genellikle iki yolu vardır: Bunlardan ilki, kişinin işe kendi sermayesiyle başlamasıdır. İşe başlamanın ikinci yolu ise, bir dükkândan mal ödünç almak ve bunları sattıktan sonra kârı dükkân sahibiyle bölüşmektir. Çoğu zaman işsizler, hatta üniversite öğrencileri, ek iş olarak bu tür ticareti denerler. Bazı marjinal sektör çalışanları, esnaf derneklerine kaydolarak, belli bir yerde satış yapma girişiminde bulunurlar. 

Bu, örgütsel gelişim açısından bir adım ileride bir aşamadır. İzmir’de, 1960'lardaki bir hareket, tüm marjinal sektör çalışanlarını belli bir örgütte toplama yönündeki girişimlerdi. Bu hareket, özellikle İzmir'in en önemli perakende satış alanı olan Anafartalar Caddesi’ndeki marjinal sektörü kapsıyordu. Örgütlenme fikri, idari otoriteler tarafından ortaya atılmıştı. Merkezi alışveriş bölgesinde, on dokuzuncu yüzyıl başlarında kurulmuş ticari binalardan biri (Salepçioğlu Hanı), bir vakıftan kiralanmış ve marjinal sektörle birlikte belediye, bu binanın geniş avlusunda yaklaşık beş yüz küçük dükkân inşa etmiştir. Daha sonra belediye, bu dükkânları aylık iki lira gibi cüzi bir bedelle marjinal sektöre kiralamıştır. 

Ancak zamanla satıcılar, müşterilerin avluya kadar gelmediklerini iddia ederek yeniden sokağa taşmışlardır. 1968'de, bu dükkânların yaklaşık %90'ı, marjinal sektörün deposu olarak kullanılmaktaydı. Bu vak’a, marjinal sektör satıcılarının, kâr elde etmek amacıyla, nasıl dışarıda dolaşarak satış yapmaya çalıştıklarını gayet açık bir şekilde göstermektedir.

Tekeli, marjinal kesimde faaliyet gösterenlerin benzer alanda faaliyette bulunanlarla yarışmaktan çok, alıcının isteklerine göre davranma yönünde bir çaba içinde olduklarını ifade etmektedir.

Bahsedilen sektör alanında bir hizmet yarışı veya rekabetin olmamasının, hizmetlerin çeşitlenmesini ve uzmanlaşmayı önleyebileceği ileri sürülebilir.

İlgili sorular

0 oy
116 gösterim
0 oy
95 gösterim
0 oy
74 gösterim
0 oy
50 gösterim
0 oy
87 gösterim
+1 oy
110 gösterim
+1 oy
35 gösterim

...