Çatışma Teorisi ve Temelleri Nelerdir?

+1 oy
59 gösterim
19 Kasım 2016 Sosyal Bilimler kategorisinde NedirKimdir (699,500 puan) sordu
19 Kasım 2016 NedirKimdir düzenledi

Çatışma Teorisi ve Temelleri Nelerdir?

Martindale, başlığa yerleştirdiği konuya, doğrudan bir giriş yapmak yerine, genel bir açıklamaya yer verir. Çalışmanın başından beri söz ettiği genel gelişim süreci burada da yer alır. Buna göre, sosyoloji, üzerine dayatılan ideolojik gereksinimler gereği, bir yanda bilimsel bir yanda da muhafazakar olma yoluna girmiştir. Bu gereksinimleri karşılayan ise pozitivizmdir. Yazar, pozitivizme ek olarak organizmacılıktan bahseder, organizmacılığa ve onun yapısına yönelik bir takım sorular sorar. Bir de pozitivist organizmacılığın 19. yüzyılın ideolojik atmosferine uyduğunu ilave eder.

Yazar, bundan önceki bölümlere kıyasla eski dönem sorunlara veya haksızlıklara bir de pozitif açıdan bakmaya yönelir. Böylece haksızlıkların ve sorunların bugüne yarar sağlayan bir takım düşünsel gelişimlerde işe yaradığını ekler. Martindale, eskiden kalma sorunların önemli bir takım değerleri ayakta tuttuğunu; eski teolojik düşünselliği geliştirdiğini ve buna ek olarak boş zamanın çok olmasıyla özgür düşünceyi olası kıldığını yazar. Yazar, bundan bir iki bölüm öncesinde, modern algılayışın gelişiminde engelleyici rol oynayan kurumların ordu ve kölelik yapısı olduğunu belirtirken, bu bilgilere nazaran bu bölümde, eski savaşların disiplini öğrettiğini, eski köleliklerin ise gelişimde bir basamak görevi gördüğünü vurgular. Yazar, bu paragraftaki bu cümle ile aslında bugüne atıf yaparak, bugün yaşanan haksızlıkların da bir şekilde yarar sağlayacağı fikrinin varlığını okura hatırlatır.

Çalışmanın belki de en önemli noktalarından biri sosyolojinin ideoloji ile ilişkisini anlattığı paragraftır. Paragrafta okura, sosyolojinin bir ideolojiden ziyade bir bilim olduğu; sosyal hayatı açıklamaya çalıştığı hatırlatılır. Bilim olarak sosyolojinin pozitivist organizmacılıktan vazgeçtiğini belirten Martindale, bunun nedenini ise onun ideolojik olarak görülmesine bağlar. İdeolojik faktörler, araştırmanın yönünü ve formunu biçimlendirebilen nedensel bir etkiye sahip olabilir; ancak bilimsel düşünce grubunun kabul edilebilirliği bilimsel ölçütler tarafından belirlenir.

Bilim, yazara göre, kendi kendini düzeltebilen bir girişimdir. Dolayısıyla bilimin nerede başladığı konusu çok da önemli değildir. Martindale, sosyolojinin ideolojik bağlardan kurtulabileceği fikrini ortaya atar, çünkü ona göre, sosyoloji ne devrimci ne de tutucuydu, buna ilaveten ne liberal ne de muhafazakardı. Sosyoloji deneysel bilgiye yönelik nesnel bir girişim ve aynı zamanda bir bilimdi.

Martindale, yukarıda özet geçtiği organizmacılık ile pozitivizmin biraraya geliş nedenini dış gereksinimlere bağlar, bu türdeki birleşimin kabul edilebilirliğini ise iç gereksinimlere yükler.

Sosyolojik önermelere uygulanan bilimsel standartların görülen ilk sonucu ise düşüncelerdeki alt üst oluştur. Mantıksal açıklamalar, buna ilaveten yönteme ilişkin uğraşlar, sosyolojide krizin yaşanmasına yol açar. Uğraşlara bir örnek olarak Tönnies verilir. Buna göre, Tönnies, sosyolojik kanıtlar oluşturabilmek adına görüşlerini “normal” ve “ideal türler”e dayandırır. Durkheim ise metoda yönelik bir kitap hazırlar. Ancak mevcut sorunlar aşılamaz.

İlgili sorular

+1 oy
35 gösterim
+1 oy
36 gösterim
0 oy
12 gösterim
0 oy
20 gösterim

...